1. GİRİŞ
Ceviz (Juglans regia L.), botanikte Dicotiledoneae sınıfı Juglandales takımı,
Juglandaceae familyası ve Juglans cinsinde yer alır. Juglans cinsi içerisinde
günümüzde özellikleri belirlenen 18 türden en önemlisi ve üstün meyve kalitesi
ile ceviz denildiğinde ilk akla gelen, “Anadolu cevizi”, “İran cevizi” ve
“İngiliz cevizi” olarak da adlandırılan J. regia’ dır.
Yabani formdaki ceviz türleri dünyanın birçok yerinde yayılma alanı bulmuştur.
Ancak, cevizin anavatanı, bazılarına göre İran’ın Ghilan bölgesi, bazılarına
göre ise Çin’dir. Bunlara karşılık daha büyük bir çoğunluk ise cevizin anavatanı
olarak çok daha geniş bir alanı göstermektedirler. Bunu savunan gruba göre ceviz
Karpat dağlarından Türkiye, Irak, İran, Afganistan, Güney Rusya, Hindistan,
Mançurya ve Kore' ye kadar uzanan geniş bir bölgenin doğal bitkisidir.
Kökeni itibariyle dünyada büyük bir doğal yayılma alanına sahip olan Anadolu
cevizi (Juglans regia L.) çeşitli göçler ve ticaret kervanları vasıtasıyla doğal
yayılma alanı dışına da götürülmüş olup, bugün tropik bölgeler dışında hemen
hemen dünyanın her yerinde yetiştiriciliği yapılan bir meyve türü durumundadır.
Yakın bir geçmişe kadar ceviz yetiştiriciliğinde söz sahibi olarak Türkiye
gelmekte, bunu Yunanistan, İtalya, Fransa gibi ülkeler takip etmekteydi Fakat
ceviz yetiştiriciliğine 1867’de cevizle başlayan ABD, bütün bu ülkeleri geride
bırakarak ceviz yetiştiriciliğinde ve dış satımında en önemli ülke konumuna
gelmiştir.
Meyvecilik kültürü oldukça eski tarihlere uzanan Anadolu, birçok meyve türünde
olduğu gibi cevizin de anavatan bölgeleri arasında yer almıştır. Anadolu,
günümüze kadar yapılan yetiştiricilik sonucunda, sayıları 4.5 milyonu aşan bir
ceviz ağacı varlığına sahip olmuştur.
Her yöresi kıymetli ceviz tiplerine sahip olan ülkemizde bu zengin kaynağın
başlıca iki önemli avantajı bulunmaktadır. Birincisi, sahip olduğu 5 milyondan
fazla ağaçla elde edilen yaklaşık 120 bin tonluk ceviz üretimi, ülkemizi dünya
sıralamasında üçüncü sıraya yerleştirmiştir. Fakat üretilen bu miktarın ancak
%1- 2'sinin dış satıma gitmesi ve dolayısıyla ülkemizin dünya ceviz dış satım
sıralamasında son sıralarda yer alması da olumsuz bir durum olarak karşımıza
çıkmaktadır. Bu durumun tek nedeni üretimimizin standart çeşitlerle değil de
tamamen tohumdan yetişen ağaçlarla yapılması ve hiç bir kültürel uygulamanın
yapılmamasıdır. Tohumdan yetişen her bir ağacın farklı özelliklere sahip olması,
dolayısıyla standartlara uygun miktarda ürünün temin edilememesi dış satımımızı
zorlaştıran en önemli neden olarak ortaya çıkmaktadır. Anadolu’nun mevcut ceviz
varlığının ikinci avantajı ise, çok geniş bir genetik varyasyona sahip
olduğundan ıslah çalışmaları için zengin bir kaynak olmasıdır. Bu varyasyon
ıslah çalışmalarının uygun yöntemlerle daha kısa bir zamanda başarıya ulaşmasına
imkan vermektedir.