8. HASTALIK VE ZARARLILAR
8.1. Hastalıklar
8.1.1. Armillaria Kök Çürüklüğü
Meşe kök çürüklüğü veya mantar kök çürüklüğü olarak da bilinir. Armillaria
mellea isimli toprak kökenli bir fungus tarafından oluşturulur. Fungus ceviz
ağaçlarının köklerini, kök boğazını ve gövdenin alt kısımlarında infeksiyon
yapar. İlk simptomlar küçük klorotik yapraklar, genç yaprak dökümleri ve sürgün
uçlarında geriye ölümlerdir. Genel olarak, fungusun infeksiyon yaptığı kök
sistemi ya da kök boğazı yönünde simptomlar görülür. Sonuç olarak fungus, ağacın
tüm kök sitemini tahrip eder veya alt gövde çevresini bir kuşak gibi sararak
ağaç ölümlerine neden olur.
Mücadelesi: Armillaria ile infekteli topraklarda ceviz bahçeleri kurmadan önce
koruyucu önlemler alınmalı, fungus infeksiyonuna dayanıklı anaçlar
kullanılmalıdır. Dikimden önce pahalı ve zor bir uygulama olmasına karşın methyl
bromide ile toprak fumigasyonu yapılması ağaç ölümlerini büyük ölçüde
azaltacaktır. Hastalıklı ağaçlar sökülüp, bütün bitki artıklarıyla birlikte
araziden uzaklaştırılmalıdır. Hastalıklı ağaçlara yakın olan ve simptom
göstermeyen ağaçların da infeksiyon taşıma ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Şekil 1. Armillaria kök çürüklüğünün gövededeki durumu
8.1.2. Kök Boğazı Tümörü
Bakteri (Agrobacterium tumefaciens) hastalığıdır. Patojen bitki dokusuna
yaralar vasıtasıyla girer ve kök boğazı çevresinde tümör oluşturur. Zaman
içerisinde köklerde de tümör oluşumları gözlenir. Tümörlerin merkez kısımları
ölür ve odun dokusunun çürümesine yol açan funguslar ve diğer patojenlerin bu
noktada oluşan boşluklara yerleşmesine neden olur. Bulaşık genç ağaçların
boyları kısa kalır, yaşlı ağaçlarda odun çürümeleri gözlenir.
Mücadelesi: Kök boğazı tümörüyle en iyi mücadele yöntemi fidanların sağlıklı
damızlıkların bulunduğu fidanlıklardan temin edilmesi, taşınmaları, araziye
dikilmesi ve bütün yetiştiricilik ömürleri boyunca yaralanmalardan
kaçınılmasıdır.
Patojenle biyolojik mücadele mümkündür. Dikimden önce, fidanların Agrobacterium
radiobacter'in K84 ırkıyla hazırlanmış süspansiyonlarına daldırılmasıyla
başarılı sonuçlar alınmıştır.

Şekil 2a. Kök boğazı tümörü

Şekil 2b. Kök boğazı tümörünün gövdedeki zararı
8.1.3. Ceviz Yanıklığı
Bakteri (Xanthomonas campestris pv. juglandis) hastalığıdır. Patojen
sadece Juglans cinsine ait bitki türlerinde infeksiyon yapar. Kışı uyur gözlerde
geçirir, yağmur suları ve yağmurlama sulamayla yayılıp, infeksiyon yaparlar.
Ağaçlar bütün büyüme mevsimi boyunca bakteri infeksiyonuna duyarlıdır. Genç
sürgünler aktif olarak yeşil renkli ve sulu yapıda oldukları dönem boyunca etmen
tarafından infekte edilebilir. Bakteri yaprağın bütün dokularına (parankima,
orta damar, yan damarlar, damarcıklar ve yaprak sapı) saldırır. Parankimada
birkaç milimetrelik kahverengi-siyah lekeler oluşturur. Sayısız lekeler ve çizgi
şeklindeki oluşumlar yaprak yüzeyini tamamen kaplayarak yaprak şekil
bozukluklarına ve deformasyonlara neden olur. Meyveler de oluşumlarının başında,
çiçek dönemlerinde oldukça duyarlıdır. Yüzeyde küçük, siyah renkli sulu
lezyonlar gözlenir.
Mücadelesi: Hastalık etmeniyle mücadele, kışı uyur gözler içerisinde geçirdiği
için oldukça zordur. Cevizlerin ilk oluşum dönemlerinde bakırlı preparatlarla
koruyucu ilaçlamalar yapılır. Daha önce şiddetli enfeksiyonların görüldüğü ceviz
bahçelerinde uygulamalar, kışın ıslak geçen günler göz önüne alınarak belli
aralıklarla yapılmalıdır.

Şekil 3. Ceviz yanıklığının neden olduğu zararlanmalar
8.1.4. Ceviz Antraknozu Hastalığı (Gnomonia leptostyla)
Hastalık belirtileri ceviz ağaçlarının yaprakçık, meyve, genç sürgün ve yaprak
saplarında görülür. Hastalık, özellikle oransal nemin yüksek olduğu yerlerde ve
her yükseltide görülür. Daha çok bir yaprak hastalığı olmasına karşın, yeşil
meyve kabuğundan meyve içerisine de geçen hastalık meyvelerin zarar görmesine de
neden olur. Hastalık, genç yaprakların yaprakçıkları yarı büyüklüğünü geçtikten
sonra enfeksiyon yapmakta ve penetrasyon noktasının çevresinde renk açılmalarına
neden olmaktadır. Daha sonra bu kısımlar kahverengine dönüşür. Hastalığın
etkisiyle yaz ayı ortalarında erken yaprak dökümü başlar, yoğun olduğu yıllarda
tüm yapraklar dökülebilir. Özellikle haziran-temmuz aylarındaki yağışlar ve bu
dönemdeki gece-gündüz ısı farkı ile oluşan çiğ nedeniyle hastalık hızla
yayılmakta ve belirtileri birden artmaktadır. Mücadelesinde bu husus dikkate
alınmalıdır.
Mücadelesi: Enfeksiyon kaynağı olan yere dökülmüş yapraklar sonbaharda toplanıp
yakılmalı veya toprağa gömülmelidir. Budama esnasında bulaşık dallar bahçeden
uzaklaştırılmalıdır. Hastalık görülen bahçelerde, tomurcukların yeni patlamaya
başladığı, yaprakların yeni oluştuğu dönemde birinci ilaçlama; yapraklarda
yaprakçıkların yarı büyüklüğünü aldığı dönemde ikinci ilaçlama; meyvelerin
fındık büyüklüğünü aldığı dönemde üçüncü ilaçlama yapılmalıdır.

Şekil 4. Ceviz antraknoz hastalığı
8.2. Zararlılar
8.2.1. Elma İçkurdu (Cydia pomonella L.)
Ergini bir kelebek olup, kelebekler gri renkli ve ortalama 10 mm uzunluğundadır.
Kelebeklerin her iki kanat ucunda yer alan üçgen şeklindeki koyu leke
karakteristiktir. Tırtılları yumurtadan ilk çıktığında 1 mm boyunda, gelişmesini
tamamlayan olgun larvalar 15-20 mm boyunda ve beyazımsı pembe renklidir.
Elma içkurdu kışı ağaç gövdelerinde çatlamış kabuklar arasında olgun larva
döneminde geçirir. İlkbaharda ergin çıkışları çevre koşullarına bağlı olarak
nisan sonu mayıs başında görülür ve yaklaşık bir aylık bir periyoda yayılır.
Çıkan erginlerin yumurta bırakabilmesi için akşam alacakaranlık sıcaklığının üst
üste iki gün 15C’nin üzerinde olması gerekir. Yumurtalar yapraklara ve
meyvelere teker teker bırakılır. Yumurtadan çıkan tırtıllar 4- 8 saat içerisinde
meyvelere giriş yapar ve meyve içerisinde beslenir. Larva süresi 30- 40 gün
sürer ve zararlı yılda 2- 3 döl verir.
Elma içkurdu cevizin en önemli zararlılarından birisidir. Zararı doğrudan
meyvededir ve meyve içerisine giren tırtıllar ceviz içlerini tahrip ederek
kalitenin ve erken dökümler sebebiyle verimin düşmesine neden olurlar.
Mücadelesi: Elma içkurdu mücadelesinde kültürel önlem olarak yere dökülen kurtlu
meyveler toplanıp derince toprağa gömülmeli, ceviz ağaçlarının kalın dal ve
gövdelerine haziran ayı başında oluklu mukavvadan tuzak bantlar sarılarak
bunlara gelen larvalar yapılacak kontrollerde imha edilmelidir. Yeni
oluşturulacak bahçelerde dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir. Zararı doğrudan
meyvede olması nedeniyle mücadele eşiği düşük olan zararlının etkili doğal
düşmanları bulunmakla birlikte, genelde ilaçlı mücadele gerekmektedir. İlaçlı
mücadelesinde ise ilaçlama zamanının tespiti önemlidir. Yumurtadan çıkan
larvaların meyveye girmeden ilaçla buluşturulması gerekmektedir. Mücadele
zamanının belirlenmesinde zararlının ilk ergin çıkışları izlenmekte, bu amaçla
eşeysel çekici tuzaklar ve etkili sıcaklık toplamlarından yararlanılmaktadır.
Tahmin uyarı yöntemi adı verilen bu yöntemin uygulanamaması durumunda ceviz
ağaçlarının fenolojisinden yararlanılmalı ve ceviz meyveleri fındık büyüklüğüne
(1.0-1.5 cm çapında) ulaştığında ilaç uygulanmasına başlanmalı ve kullanılan
ilacın etki süresine bağlı olarak ikişer hafta arayla üç ilaçlama yapılmalıdır.
![]() |
![]() |
![]() |
| Şekil 5a. Elma içkurdu | Şekil 5b. Elma içkurdu | Şekil 5c. Elma içkurdu ergini larvası pupası |
![]() |
![]() |
| Şekil 5d. Elma iç kurdunun meyveye girişleri |
Şekil 5e. Elma iç kurdunun meyve içindeki tahribatı |
8.2.2. Ceviz Yeşil Kabuk Sineği (Rhagoletis completa )
Ceviz Yeşil Kabuk Sineği ergini sarımsı kahverengindedir. Kışı toprakta pupa
olarak geçirir ve ergin uçuşları temmuz ayı başında başlar eylül ayı başlarına
kadar devam eder. Yumurtalarını gruplar halinde bırakırlar ve yumurtalar
ortalama beş günde açılır. Yumurtadan çıkan larvalar yeşil kabuk içerisinde
beslenerek kabuk dokusuna zarar verir. Larva süresi çevre koşullarına bağlı
olarak 3-5 hafta sürer. İleriki aşamalarda sert kabuğun görünüşünü bozdukları
gibi meyve içine de zarar verebilirler. Zararlı yılda bir döl verir.
![]() |
![]() |
| Şekil 6a. Yeşil kabuk sineği | Şekil 6b. Yeşil kabuk yumurtaları sineğinin ergini |
8.2.3. Yaprakbitleri (Choromaphis juglandicola, Callaphis
juglandis)
Ergin bireyler sarı renkli ve 1.5-2.0 mm boyundadır. Cevizde zararlı olan her
iki yaprakbiti türünün yaşam çemberi birbirine benzer olup populasyon içerisinde
kanatlı ve kanatsız ergin bireylere rastlanabilir. Kışı yumurta halinde
geçirirler ve ilkbaharda yumurtalardan çıkan bireylerin tamamı dişi bireylerden
oluşur ve yaz boyunca döllemsiz olarak canlı yavru doğurmak suretiyle
çoğalırlar. Günlük ışıklanma süresi, sıcaklık, besin durumu gibi faktörlere
bağlı olarak sonbaharda yumurta bırakacak bireyler oluşur ve kış yumurtaları
bırakılır. Çevre koşullarına bağlı olarak bir yılda çok sayıda döl verirler.
Yapraklarda bitki özsuyu ile beslenen yaprakbitleri ceviz ağaçlarının
gelişmesini yavaşlatarak kalite ve verimi olumsuz etkiler. Yaprakbiti
yoğunluğunun ilkbaharda yükselmesi durumunda meyve iriliğinde bir düşüş
görülürken, yaz aylarında görülecek yüksek yaprakbiti yoğunluğu meyve içlerinin
buruşmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda salgıladıkları tatlımsı madde
nedeniyle fumajin oluşumuna neden olurlar.
Mücadelesi: Yaprakbiti türlerinin çok sayıda doğal düşmanı bulunmakta ve bunlar
zararlıyı genelde baskı altına alabilmektedir. Zararlıya karşı ilaçlı mücadeleye
karar verirken yararlı türlerin yoğunluğu dikkate alınmalıdır.


Şekil 7. Cevizde zararlı yaprak bitleri
8.2.4. Avrupa Kırmızı Örümceği (Panonychus ulmi)
Avrupa kırmızı örümceğinin ergin dişi bireyleri koyu kırmızı renkli, ortalama
0.8 mm boyunda, yumurtaları kiremit kırmızısı renkte, soğan biçiminde ve
üzerinde bir sapçık bulunur. Kışı yumurta döneminde ağaçların dal ve
dalcıklarında geçirir. İlkbaharda yumurtadan çıkan larvalar taze sürgünlere
geçerek yaprakların bitki özsuyunu emmek suretiyle beslenmeye başlar. Ergin hale
geldikten sonra yumurtalarını yaprakların alt yüzeylerine bırakırlar. Beslenme
yerlerinde ağ oluşturmazlar. Bir yıldaki döl sayısı 8- 9’u bulur.
Mücadelesi: Avrupa kırmızı örümceğine karşı ilaçlı mücadeleye karar vermeden
önce doğal düşmanlarının yoğunluğu dikkate alınmalıdır. İlaçlı mücadelesinde ise
yoğunluğu yaprakçık başına 3- 5 bireyi geçtiğinde uygun bir akarisit ile
uygulama yapılmalıdır.
![]() |
![]() |
| Şekil 8a. Avrupa kırmızı örümceğinin | Şekil 8b. Avrupa kırmızı örümceğinin ergini yumurtası |
8.2.5. İki Noktalı Kırmızı Örümcek (Tetranychus urticae)
İki noktalı kırmızı örümcek erginlerinde renk yeşilimsi veya kahverengimsi
yeşildir. Yumurtaları açık sarı renkte, şeffaf ve yuvarlaktır. Kışı ergin dişi
dönemde ağaçların gövdelerinde ağaç kabuklarının altında, yere dökülmüş yaprak
kalıntıları arasında geçirir ve ilkbaharda mart ayından itibaren kışlak
yerlerinden çıkarlar. Yaprakların alt yüzeyinde bitki özsuyunu emmek suretiyle
beslenir ve ağacın zayıflamasına neden olur. Beslenme yerinde yoğun bir şekilde
ağ örer. Çevre koşullarına bağlı olarak yılda 10- 15 döl verebilir.
Mücadelesi: Diğer zararlılara karşı gereksiz ilaç uygulamalarından
kaçınılmalıdır. Yoğunluğu yaprakçık başına 3- 5 bireyi geçtiğinde uygun bir
akarisit ile uygulama gerekebilir.
8.2.6. Kabuklubit ve Koşniller
Cevizlerde zararlı olan kabuklubit ve koşnil türleri, San jose kabuklubiti (Quadraspidiotus
perniciosus) ve Kahverengi koşnil (Parthenolecanium corni)’dir.
San jose kabuklubitinin ergin dişilerinin kabukları esmer renkli ve 1.7- 2.0 mm
çapındadır. Zararlının bulunduğu dalın kabuğundan boyuna bir kesit alındığında
kan kırmızısı emgi lekeleri ortaya çıkar. Kışı birinci dönem larva halinde
geçirir ve yılda üç döl verir. Ağaçların gövde, dal, yaprakçık, sürgün, tomurcuk
ve meyvelerinde bitki özsuyunu emmek suretiyle zararlı olur. Emgi esnasında
toksik madde salgılar ve ağacın zayıflamasına neden olur. Mücadelesinde, budama
esnasında zararlı ile bulaşık olan dallar kesilerek bahçeden uzaklaştırılmalı,
bahçe kurulurken temiz fidan kullanılmalıdır. Zararlıya karşı gerekmesi
durumunda kış mücadelesi yapılabileceği gibi, erken ilkbaharda ve yaz aylarında
da larva döneminde ilaçlamalar yapılabilir.
Kahverengi koşnil ergin dişilerinin kabuk çapı 3.5 mm kadardır ve kahve
renklidir. Kışı ağaçların genç dal ve sürgünlerinde ikinci dönem larva halinde
geçirir. Yılda bir döl veren zararlı yaprakçık, dal ve sürgünlerde bitki
özsuyunu emmek suretiyle zararlı olur. Aynı zamanda salgıladığı tatlımsı madde
nedeniyle fumajin oluşumuna neden olur. Gerek bitki özsuyunu emmesi gerekse
fumajin oluşturması nedeniyle ağaçların sürgün ve dalları gelişemez, yapraklar
dökülür ve ağacı zayıflatarak verimi olumsuz yönde etkiler. Mücadelesinde koşnil
ile bulaşık dallar budama esnasında bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Yoğun olarak
bulunan bahçelerde yumurtalarının yarıdan fazlasının açıldığı dönemde
larvalarına karşı ilaç uygulaması yapılmalıdır.

Şekil 9. Kahverengi koşnil (Parthenolecanium corni)